Tarla tavşanı
Lepus europaeus

TANIMI:
Dar, uzun ve ucu yuvarlak olan kulakları, başından daha uzun olduğundan öne doğru büküldüğünde burun kısmınıgeçer.
Vücudun üst tarafı kırmızımsı sarı kahverenginde, alt tarafı ise beyazdır. Yeni doğan yavruların vücudu tüylü ve gözleri açıktır. Vücutlarının uzunluğu ise 600–800 mm’dir.

ZARAR ŞEKLİ:
Tarla tavşanları besin bulmakta güçlük çektikleri kış aylarında özellikle arazinin karla örtülü olduğu devrede meyve, kavak ve söğüt fidanlarının gövdelerini kemirerek çam ve ibreli ağaçların yer seviyesinin üst kısmında kalan tepe sürgünlerini yiyerek kurumalarına sebep olur. Dağlık ve ormanlık alanlarda yetiştirilen kavun ve karpuzlara önemli ölçüde zarar verirler.
Zaman zaman lahana, marul ve havuç gibi sebzeleri de yiyerek zarar verirler. Yine çayır ve mera bitkilerini de yiyerek zarar verirler. Karın uzun kaldığı senelerde tarla tavşanlarının ekonomik zararları daha fazla olmaktadır.

MÜCADELESİ:
Kültürel, biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemleri izlenir.
Bağ ve bahçelerin çevresinde hayvanların barınabilmesini sağlayacak sınır çitleri bırakılmamalı, çevrede görülen yuva ve galerileri bozulmalıdır. Fidanların etrafı ise çeşitli engellerle korunmalıdır.
Biyolojik mücadelede tarla tavşanlarının doğal düşmanları olan tilki, kurt, çakal, sansar, gelincik, yabani kedi, köpek ve yırtıcı kuşların korunması şarttır.

Kimyasal mücadelede ise kemirilen fidanın cinsine ve kemirilmesinin yaygınlığına göre karar verilir. Eğer yaptığı zarar büyük ölçüde ise kaçırıcı bir ilaçla kemirilmesini istemediğimiz ağaçlar ilaçlanır. Bu ilaçlama genellikle kasım-aralık aylarında yapılır.