Amerikan beyaz kelebeği
Hyphantria Cunea

Tanımı ve Yaşayışı
Kelebek vucut uzunluğu ortalama erkeklerde 11, dişilerde 15 mm ‘dir. Gerilmiş kanat genişliği ise 25-30 mm ‘dir. Kelebeğin esas rengi beyaz, sırt ve karın kül rengine çalan bozdur. Bazı dişi ve  erkek bireylerde üst kanatlarda siyah nokta şeklinde lekeler mevcuttur. Bu durum özellikle kıþlamış pupalardan çıkan erkek bireylerde yaygın olarak görülür. Yumurta 0,5-0,6 mm çaplı, açık yeşil renktedir. Paket halinde bıraktığı yumurtaları bir sıvı ile birbirine ve yaprağa  yapıştırır. Üzerlerini abdomenin sonundaki yeşilimsi beyaz kıllarla örter. Yumurta genellikle uç dalların yaprakları altına konulur. Bir yumurta paketinde bulunan yumurta sayısı beslendiği bitkiye bağlı olmak üzere 2000′e kadar çıkabilir.
Larvanın vucudu değişikk boyutta, siyah ve her halkasında da dörder adet portakal renkli benek ile bu beneklerden çıkan kıllar ile bezenmiştir. Başları siyah, göğüs bacakları koyu boz renkte, karın bacakları ise donuk sarıdır. Olgun larvalar 2,5- 3,5 cm. dir.  Birinci dölün larvaları daha açık renkte iken Agustos ayından sonra görülen 2. dölün larvaları koyu siyah ve kahverengi olmaktadır. Larva rengi bakımından geniş bir değişim gösterir.
Kışı pupa halinde geçirir. Kışlayan pupalardan meydana gelen kelebek uçuşu , mayıs ayının ortalarından Haziran ayının ortalarına kadar devam eder. İkinci döle ait kelebek çıkışları ise temmuz aynın üçüncü haftasına rastlar Agustos ortalarına kadar devam eder.  Kelebeklerin yaşama süresi 4-15 gündür.
H. cunea ağaçların toprakla birleştiği yerlerde, ağaç yarık ve çatlaklarında, çok yaşlı ağaçların kovuklarında, duvar yarıklarında, binaların çatı saçakları arasında bir koza içine pupa olmaktadır. Yılda 2 döl verir.

Zararı
Yumurta kümelerinden çıkan larvalar, yaprağın alt yüzeyinde ipeksi ağlar örerler, sonra gitgide ağı artırarak daldaki diğer yaprakları da bağlarlar. Genç larvalar yaprağın parankimasını üst epidermise kadar yerler. Daha sonra yaprağın üst yüzeyine geçerek üst epidermisi tahrip ederler. Olgunlaşan larvalar ağlardan çıkarak bireysel yaşamaya başlar ve yapraklar sadece ana damar kalacak şekilde yemeye başlar. Meyvelerdeki zararı önemsenmeyecek kadar az ve nadirdir.

Amerikan Beyaz Kelebeğinin Zarar Verdiği Bitkiler
Dut, kiraz, elma, armut, erik, vişne, fındık, ceviz, asma, ve şerbetçiotu.

Konukçuları
İkiyüzden fazla konukçusu olan bir zararlıdır. En uygun konukçuları dut, akçaağaç,elma, kiraz , erik, fındık ve cevizdir.

Mekanik Mücadele
Kısa gövdeli ağaçlara bırakılan yumurta paketleri toplanıp bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Haziran ve ağustos aylarında zararlı ile bulaşık ağaçlarda ağ içinde bulunan larva kümeleri kesilip bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Birinci ve ikinci dölün çıktığı aylarda(haziranağustos) zararlı ile bulaşık ağaçlarda 3-4 cm eninde oluklu karton şeritler(tuzak bantlar) veya 50-60 cm uzunluğunda ve 10-15 cm eninde telis çuval ve benzeri kuşaklar ağaçların gövdelerinde bir veya iki yerde iple sarılmalıdır. Ağ ile birlikte toplanan larva kümeleri, içinde larva ve pupa bulunan kuşaklar, parazitoit çıkışına izin veren ancak zararlının doğaya bulaşmasını engelleyen tel kafeslere konularak zararlının imha edilmesi sağlanır. Ancak doğal düşmanların çıkışı sağlanır.

Biyolojik Mücadele
Pupaların %70'in üzerinde parazitlenebildiği saptanmıştır. Doğal dengeyi bozmamak amacıyla özellikle dut ve orman alanlarında bulunan zararlının mücadelesi mutlaka biyopreparatlarla yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele
Zorunlu olmadıkça kimyasal mücadele uygulanmamalıdır. Ancak, popülasyonun yüksek olduğu veya zararlının epidemi yaptığı yıllarda kimyasal mücadele önemli olmaktadır. Ancak kimyasal mücadele yapılırken doğal düşmanlarının varlığı düşünülmeli ve doğal düşmanlara en zararsız olan preparatlar kullanılmalıdır. Kimyasal mücadele; Haziran (1.döl), Ağustos (2.döl), 3.döl çıkarsa Eylül ayında larvalar epidermis arasından çıkıp ağlarını örmeğe başladıkları zaman(larvalar 2.ve 3. dönemde) veya yumurta kümelerindeki bütün yumurtalar açıldığında başlamalıdır. Fındık yetiştirilen alanlarda eylül ayından itibaren yağmurların başlaması ve özellikle geceleri hava sıcaklıklarının düşmesi nedeniyle 3.döl zarar yapmamaktadır. Her döle karşı bir ilaçlama yapılır ve yeterlidir