Ayva monilyasi (mumya)
Sclerotinia linhartiana

Hastalık Tanımı :Fungus kışı hastalıklı sürgünler ve mumya meyveler üzerinde miselyum halinde geçirir. Yere dökülen genç mumya meyveler üzerinde Şubat sonu, Mart başından itibaren apotesyumlar oluşur. Olgunlaşmış apotesyumlarda gelişmesini tamamlamış askuslardan doğaya yayılan askosporlar yapraklarda primer enfeksiyonları gerçekleştirir.
Miselyumlar bölmeli, renksiz ve plazmaları danecikli olup yaşlılarında vokuollar bulunur.
Apotesyumlar mumya meyveler üzerinde oluşur ve sayıları 3-21 arasında değişir. Yere dökülen meyvelerin her yerinde oluşabilen apotesyumlar kahverengidir. Apotesyumların içinde parazitler arasında silindirik, şeffaf, çift çeperli askuslar bulunur. Her askus içinde 8'er adet olarak bulunan askosporlar oval şekilli, renksiz ve adeta cam gibi saydamdır. Askosporların optimum çimlenme sıcaklıkları 18-22 °C'dir.
Miselyumların uç kısımlarında oluşan konidioiorlar üzerinde önceleri küre şeklinde, sonraları muntazam olmayan yuvarlakça, limon şeklinde, tek hücreli, çift çeperli, danecik ve kotuollu, farklı büyüklüklerde ve zincir şeklinde sıralanmış konidiumlar meydana gelir. Konidiumlann optimal çimlenme sıcaklıkları 19-24 °C'dir 

Yaşayış : Hastalık ayva ağaçlarının yaprak, sürgün, çiçek ve genç meyvelerinde belirti oluşturur. İlkbaharda genç yaprakların üst yüzünde ancak ışığa tutulduğunda görülebilen açık kahverengi lekeler zamanla koyulaşır. Bu lekeler yaprağın bir kısmını, bazı durumlarda tamamını kaplar. Konidiumlar lekeler üzerinde kirli beyazdan bej rengine kadar değişen bir tabaka oluşturur. Hastalanan yapraklarda badem kokusu hakimdir. Enfekteli yapraklardaki miselyumlar yaprakların damarlarından saplarına ve oradan da sürgünlere geçer.
Miselyumlann sürgünü enfekte etmesiyle yaprak sapının sürgünle birleştiği noktanın alt ve üst taraflarında 2-3 cm uzunluğunda kahverengi lekeler görülür. Zamanla sürgünde kurumalar görülür ve sürgünler kuruyan yerlerden aşağı doğru sarkarlar. Üzerlerinde yaprak ve çiçek tomurcuklarıyla kuruyan sürgünlerin üzerinde kirli beyaz renkte konidium kitleleri oluşur.
Çiçeklerin açma döneminde yapraklar üzerinde oluşan konidiumlar çiçek dişicik organının tepesinde çimlenerek, dişicik organı boyuncuğu aracılığıyla yumurtalığa inerek ona zarar vermektedir. Enfekte olmuş çiçekler başlangıçta sağlıklı görülmekte, petal dökümüne yakın kahverengileşerek dökülmektedir.
Enfekte olmuş genç meyvelerinin üzerinde önceleri açık kahverengi, sonraları koyulaşan lekeler oluşur. Bu meyveler önce yumuşar ve zamanla tamamen sertleşerek mumyalaşır. Dalların birbirine sürtünmesi, rüzgar, yağmur, böcek ve kuşların tesiriyle dökülünceye kadar mumyalaşan meyveler ağaçlarda asılı kalırlar. Yere dökülen mumya meyveler üzerinde uygun koşullarda apotesyumlar oluşur.
Hastalık, ayva ağacının yaprak, çiçek, sürgün ve meyvelerinde oluşturduğu zararla ağacın gelişmesine engeldir ve verimi azaltıcı etkidedir. Epidemi yıllarında verim kaybı % 80-90 olabilmektedir. Yurdumuzda ayva yetiştirilen tüm bölgelerde hastalığı görmek olasıdır.

Kültürel Önlemler :Hasat sırasında mumyalaşmış meyveler toplanıp yakılarak imha edilmelidir. Budama sırasında ise, gözden kaçan mumyalaşmış meyveler toplanmalı ve kurumuş sürgünler budanarak yakılmalıdır. Ayrıca yere dökülmüş mumya meyveler toprak derince işlenerek toprağın derinlerine gömülmelidir. İlkbaharda entekteli yaprak, çiçek ve sürgünler kesilerek imha edilmeli ve böylece enfeksiyon kaynakları ortadan kaldırılmalıdır

Kimyasal Mücadele :İlaçlamalar rüzgarsız havada yapılmalı ve ilaçların bitki aksamının her tarafını ıslatacak şekilde atılmasına dikkat edilmelidir. İlaçlamadan sonra ilaç kurumadan yağış olursa ilaçlama yinelenmelidir.