Pamuk yaprak biti
Aphis gossypii

 Pamuk yaprakbiti: 1-2 mm büyüklükte, açık sarı yeşil, pembemsi kırmızı ve siyah olmak üzere çeşitli renklerde görülebilir. Vücutta abdomenin sonuna doğru iki yanda bir çift mum borucuğu (kornikulus) bulunur. Zararlıya halk arasında "Püseron, Ballık, Zenk" gibi adlar verilir. Kanatlı ve kanatsız formları vardır.

Eşeyli ve eşeysiz çoğalabilen zararlı, ülkemiz pamuk alanlarında eşeysiz olarak üremektedir. Zararlı 4 nimf dönemi geçirerek, pamuk sezonunda bir dölünü 4-7 günde tamamlamaktadır. Genellikle nemli ve serin havadan hoşlanan yaprakbitinin popülâsyonu düşük nem ve hava sıcaklığının artışı ile ani düşüşler gösterir ve hatta yok olur. Temel gelişme dönemindeki ilk bulaşmalarda tepe sürgünlerinde, sonraki dönemlerde ise yaprak altlarında koloni halinde yaşarlar. yapraklarda renk değişir ve kıvrılır, bitki gelişimi yavaşlar. Ağır bulaşmalarda salgıladıkları yapışkan ve tatlı madde ile fumajin oluşmasına ortam sağlar. Oluşan fumajin de fotosentezi önlediği için daha çok zararlı olur. Genç fidelerde veya ileri devrelerde bitki üzerinde veya çevresinde karıncanın görülmesi orada yaprakbitinin bulunabileceğini gösterir. Dengesiz sulama ve bilhassa aşırı azotlu gübre kullanımı halinde bitkide gevşek bünyeli bir yapı oluşacağı için zararlının yoğunluğu artar. Temel gelişme döneminde hava sıcaklığının yükselişi ile yoğunluğu azalır.      Empoasca: Ergin yumurtalarını genel olarak yaprak, sap ve damar epidermisleri altına bıraktığından, gözle görülmesi mümkün değildir. Larva ergin oluncaya kadar 5 gömlek değiştirir. Kışı ergin olarak geçirir. Ülkemizde yılda 8 döl verebilmektedir. Zararlı, genellikle yaprakların alt yüzünde beslenir ve sokup emmek suretiyle yapraklarda siyahlaşmış noktalar oluşturur. Emgili yapraklar sararır, beyazlaşır ve aşağı doğru kıvrılır. Gelişmede durgunluk göze çarpar, yaprak ve tarak dökümüne neden olur. Pamuk yaprak pirelerinin zararı sadece özsu emmekle değil, bitki bünyesine zehirli salgı salgılamakla da olur. Salgılanan toksik madde yaprağın phloem dokusu hücrelerinde hipertrofi meydana getirir, bu nedenle de özsu taşınmasında tıkanıklıklar olur. Pamuk yetiştirilen alanların tümünde görülür.